Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

10 Kasım 2015 Atatürk’ü Anma Etkinliği, 10.11.2015

Değerli misafirler,

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 77. yıldönümünde aziz hatırasını yad etmek ve onun Türk milletine bıraktığı mirasa olan şükran duygularımızı ifade etmek için burada toplanmış bulunuyoruz.

10 Kasım bir matem günü değil, başta kurduğu Cumhuriyet olmak üzere, Atatürk’ün mirasına sahip çıkmak ve bizlere gösterdiği hedeflere ulaşmak adına neler yapmamız gerektiğini düşünmemiz gereken özel bir gündür.

Atatürk; askeri dehası, eşsiz siyasi yeteneği ve liderlik vasfının yanı sıra, çağına ışık tutan bir fikir adamı olarak kalplerimizde yaşamakta ve halen dahi bizlere yol göstermeye devam etmektedir. Bizler bu anlayışla, “Zafer, ‘zafer benimdir’ diyebilenindir; başarı ‘başarılı olacağım’ diye başlayanın ve ‘başarılı oldum’ diyebilenindir” sözleriyle milletimizi her zaman doğru yolda azimle ilerlemeye çağıran Atatürk’ün izinde; temel hak ve özgürlüklere saygılı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayalı Cumhuriyetimizi daha yükseklere taşımak için inançla çaba gösteriyoruz.

Bu çabalarımızda da bizlere ışık tutan, yine Atatürk’ün bizlere emanet etmiş olduğu yüksek değerlerdir. Atatürk’ü anlamak; onun değerlerine sahip çıkmak demektir. Onu anlamak; kişisel çıkar ve ihtiraslardan uzak bir şekilde vatanseverlik duygusuyla çalışmak demektir. “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüyle de en güzelde şekilde özetlenen; mutluluğu, yalnız kendi ülkesinde değil, tüm insanlığın barış içerisinde yaşamasında arayacak kadar insan sevgisiyle dolu, üstün bir ahlak anlayışına sahip olmak demektir.

Atatürk’ün en büyük ideallerinden birisi de milletler arasında kardeşçe bir insanlık hayatı meydana getirmek olmuştur. “İnsan mensup olduğu milletin varlığını ve mutluluğunu düşündüğü kadar, bütün dünya uluslarının huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin mutluluğuna ne kadar kıymet veriyorsa, bütün dünya uluslarının mutluluğuna hizmet etmeye elinden geldiği kadar çalışmalıdır” sözleri ona aittir. Onun, “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü, Türk dış politikasının temelini oluşturmanın ötesinde, barış idealinin evrensel simgesi haline gelmiştir. Türkiye bugün, gerek bölgesel düzeyde gerek dünya çapında istikrar ve barışın idamesine ve ekonomik kalkınmaya katkısını sunmaya devam etmektedir.

Değerli konuklar,

Bizler, “Benim için en büyük makam ve ödül, Türk Milletinin bir ferdi olarak yaşamaktır” diyen Atatürk’ün söylemlerini ve düşüncelerini ulusal bir servet olarak kabul etmekteyiz. Atatürk, her birimizin yüreğinde daima sevgi, saygı ve minnet duygularıyla yaşayacaktır.

Bu düşüncelerle, ulu önder Atatürk’ü bu ölüm yıldönümünde bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.