Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

18 Mart Şehitler Günü Münasebetiyle Yapılan Anma Töreni Açılış Konuşması , 18.03.2009

ŞEHİTLER GÜNÜ ANMA TÖRENİ
(18 Mart 2009, Çarşamba, saat 12:30, Braila Türk Şehitliği)

Sayın Braila Valisi Bayan Loredana Gabriela Alexandru,
Sayın Braila Belediye Sekreteri Stoian İorga,
Sayın Romanya Müftüsü Murat Yusuf,
Sayın RDTB Başkanı Fedbi Osman,
Sayın RMTTDB Başkanı Varol Amet,
Sayın DTİAD Başkanı Hacı Vural,
Sevgili vatandaşlarım ve soydaşlarım ve değerli dostlar,

Bugün; Türk savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 94.Yıldönümünü kutlamanın ve tarihimiz boyunca vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimizin Şehitler Günü’nü idrak etmenin onurunu yaşamaktayız.

Çanakkale Zaferi; dünya tarihinde bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin değiştiği, olayların akışı üzerinde Türk Ulusunun belirleyici bir rol oynadığı, zamanın büyük güçlerinin elbirliği ile vatanımızı işgal teşebbüslerine karşı verdiğimiz Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ilk meşalesinin tutuşturulduğu bir prestij ve azmin mücadelesi olmuştur.

Çanakkale Zaferi, Türk ordusunun, en olumsuz koşullar karşısında zamanın modern ve güçlü ordularına karşı tek başına zafer elde ederek bu mücadelesiyle dünyayı hayrete düşürdüğü bir kahramanlık destanıdır.

Türk Ordusu’nun Çanakkale’de vermiş olduğu bu büyük mücadele; sadece dünya tarihi üzerinde yarattığı büyük etkiyle değil, Türk savaş sanatının uygulanış tarzı, başta Yüce Önder, büyük dahi Atatürk olmak üzere, kanlı mücadelede ön plana çıkardığı kahramanlar ve askeri dehalar, Türk askerinin doğasında bulunan insani değerlerin savaş sahasında tezahürü bakımlarından da dünya savaş tarihinde örneği olmayan bir olaydır.

Herhalde Çanakkale savaşı bu savaşta yenilen büyük güçlerin yenilgi sonrasında muzaffer düşman yani Türk ordusu hakkında derin saygı ve takdir hislerini açık yüreklilikle itiraf ettiği ender savaşlardan biri olmuştur.

Çanakkale Zaferi, vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin neleri başarabileceğinin en güzel kanıtıdır.

Türk ulusu bu zaferle, arka arkaya yaşadığı acı olayların etkisiyle kaybettiği özgüvenini yeniden kazanmıştır.

Çanakkale Zaferi ile birlikte, Şehitler Günü olarak da kutladığımız bu anlamlı zafer gününde, kutsal vatan topraklarını canları pahasına koruyarak şehitlik onuruna erişen aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla hatırlıyoruz.

Bu vesile ile sadece savaşta değil, barışta da toplumsal düzenimizi, ülkemizin tabiat değerlerini ve insan hayatını korumak amacıyla yaşamlarını feda edenleri saygıyla anmayı kutsal bir görev olarak bilmekteyiz. Dışişleri Bakanlığının yaşamlarını yurtdışındaki terörist saldırılarda yitiren mensupları, asayişi sağlamaya çalışırken hayatlarını feda eden ordu ve emniyet mensupları, orman yangınlarını önlemek başta olmak üzere görevlerini fedakarca ifaya çalışan itfaiye mensupları, eğitim ordusunun fedakar ve değerli mensupları dahil olmak üzere yaşamını toplumumuz ve ülkemiz için tereddütsüz feda edenleri de rahmet ve minnetle anıyoruz.

Aziz şehitlerimiz yattıkları yerlerde şunu hissetmelidirler ki; temiz kanlarıyla suladıkları kutsal vatan toprakları, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm Türk ulusu tarafından en kutsal emanet olarak muhafaza edilecektir.

Bu duygularla, bizlere bu büyük zaferin gururunu armağan eden, başta Ebedi Başkomutan ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaşları olmak üzere; bu mücadeleye katılan Türk ordusunun kahraman mensuplarını, onu her şeyiyle destekleyen aziz Türk ulusunu ve vatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyor, ruhlarınız şad olsun diyorum.