Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

"Tatarların Tarihi Mirası" konulu İkinci Uluslararası Sempozyum'un Açılış Konuşması, 09.10.2010

Değerli Katılımcılar,
Sayın Konuklar,

“Tatarların tarihi mirası” konulu ve bu yıl ikinci kez düzenlendiğini öğrendiğim sempozyumda, siz değerli katılımcılarla birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Programından, bilimsel seviyesinin çok yüksek olacağı anlaşılan panellere iştirak etmek üzere, Romanya’nın yanı sıra, Türkiye, Azerbaycan, Rusya Federasyonu (Tataristan), Ukrayna (Kırım Özerk Cumhuriyeti) ve diğer ülkelerden gelen kıymetli akademisyenlerin de aramızda olmaları mutluluk verici. Tüm konuklara Köstence’ye hoş geldiniz diyorum.

Tatarlar, Orta Asya’dan Anadolu’ya, Ural-Altay dağlarından Balkanlara uzanan geniş Türk ailesinin değerli fertleri arasında yer almaktadır. Altın Orda Devleti’nden, Kırım Hanlığına, Giray hanedanına uzanan Tatarların tarihi, tarihçiler için zengin bir araştırma kaynağıdır. Sempozyumun programından, Dobruca ve Türkiye’deki Tatar köylerinden, Kırım, Volga ve Ural Tatarlarına kadar sosyolojik değerlendirmeleri, ayrca eğitim, kültür ve dil üzerine incelemeleri kapsadığını görüyorum. Sempozyum, düşünceleri ve uygulamalarıyla Türk dünyasına damgasını vurmuş olan İsmail Gaspıralı ve diğer önemli Tatar şahsiyetler hakkında da daha derinlemesine bilgi sahibi olmamıza imkan tanıyacak. Hepimizin bildiği gibi Kırım’da yetişen değerli düşünce adamı, reformist ve eğitimci İsmail Gaspıralı “Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” felsefesiyle Türk dünyasında önemli bir çığır açmıştır. Batının modern fikirlerinin, bilim ve teknolojisinin Türk ve Müslüman dünyası tarafından benimsenmesi, eğitimde reform yapılarak modern eğitim anlayışının uygulanması ve İstanbul Türkçesinin Türk dünyasında ortak dil olarak kullanılması yönünde önemli çalışmalarda bulunmuştur.

Romanya’da resmi olarak tanınan Türk-Tatar azınlığın Romen toplumuna entegre olmanın yanı sıra, kültürel özelliklerini, gelenek- görenek ve değerlerini en iyi şekilde koruduklarını memnuniyetle gözlemlemekteyim.

T.C. Başkonsolosluğu olarak Romanya’daki soydaşlarımızın ortak değerlerinin, gelenek ve göreneklerinin yaşatılması üzerinde önemle durduğumuz konulardır. Gençlerimizin eğitimlerini en iyi şekilde tamamlamaları, yüksek eğitime devam etmeleri, bu arada tarihlerini öğrenmeleri ortak arzumuzdur. Bu ve bunun gibi sempozyumlar vesilesiyle soydaş gençlerimiz arasında akademik çalışmalara yönelenlerin sayısının da artmasını umuyorum.