Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

TVR Kanalına verilen mülakat, 08.04.2010

“1 Ocak 2010 tarihinden itibaren T.C. Köstence Başkonsolosu olarak görev yapmaktayım. Bu süre içinde hem ziyaretlerinde bulunduğum Romen yetkililer hem de çeşitli vesilelerle tanıştığım Romen halkından sıcak bir ilgi gördüm. Özellikle görev çevremdeki Dobruca’da yaşayan Türk ve Tatar Türkü soydaşlarımız beni geldiğim günden itibaren büyük bir içtenlik ve yakınlıkla karşıladılar. Bu sayede çok kısa süre içinde görev çevreme alıştım, burada hiç yabancılık hissetmiyorum.

1924 yılında açılan ve o günden beri faaliyetini sürdürmekte olan T.C. Köstence Başkonsolosluğunda görev yapmak benim için bir heyecan ve gurur kaynağı.

Dobruca bölgesi tarihte her zaman farklı dinler ve etnik unsurlardan oluşan toplulukların uyum içinde yaşadığı bir bölge olmuş. Burada, Türk ve Tatar Türkü soydaşlarımızın diğer azınlıklar dahil tüm Romen vatandaşlarıyla uyum içinde yaşadıklarını memnuniyetle gözlemledim.

Türkiye ve Romanya arasında tarihten kaynaklanan çok eski ve köklü ilişkiler var. İkili ilişkilerimiz her bakımdan mükemmel.

Bu olumlu ilişkilerde hiç şüphesiz Türk ve Tatar Türkü olan soydaşlarımızın önemli katkıları var. Romanya’yı sık sık ziyaret eden devlet büyüklerimizin de dile getirdiği gibi soydaşlarımızı Romanya ve Türkiye’yi birbirine bağlayan dostluk köprüleri olarak görüyoruz.

Soydaşlarımızın Romen toplumuna entegre olarak mutlu ve müreffeh yaşamaları iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmektedir. Tüm Romen vatandaşlarıyla uyum içinde yaşayan soydaşlarımızın ortak kültürel değerlerinin, gelenek ve göreneklerinin yaşatılmasına da ayrıca önem veriyoruz.

Buradaki görevim sırasında soydaşlarımızla ortak kültür ve değerlerimizin yaşatılmasına yönelik faaliyetlerin artırılmasına ağırlık vermek istiyorum. Özellikle, soydaş gençleri, eğitimlerini başarılı şekilde sürdürmelerinin yanı sıra Türkçeyi daha iyi öğrenmeye teşvik edecek projeleri burada Türk ve Tatar azınlıkları temsil eden Birliklerle işbirliği halinde gerçekleştirmek istiyorum.

Türk ve Tatar Birlikleriyle Başkonsolosluğumuz arasında bugüne kadar çok olumlu işbirliği ilişkileri yürütülmüş. Bu işbirliğinin artarak sürdürülmesini arzu ediyorum.

Bu çerçevede ilk projemiz başarılı Türk ve Tatar gençlerden oluşacak bir grubu 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerini de izleyebilecek şekilde İstanbul’a göndermek.

Bu projeyi ortak kültürel mirasımızın sürdürülmesine yönelik diğer başka projelerin izlemesini umuyorum.”