Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Şehitleri Anma Günü Konuşması, 18.03.2010

Milletimizin hatırasında çok önemli bir yeri bulunan Çanakkale Zaferinin 95. yıldönümünü ve tarih boyunca hayatlarını vatan için feda etmiş olan şehitlerimizin Şehitler Gününü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız.

Konuşmamın başında Çanakkale Zaferine ilişkin birkaç hususa değinmek istiyorum.

Çanakkale Savaşını, bizler için bu kadar anlamlı kılan, sadece, sonuçlarının Birinci Dünya Savaşının akışını etkilemesi, harp sanatının en iyi örneklerinin başarıyla uygulanması ya da Mehmet Akif’in deyişiyle savaşın “en kesif ordulara” karşı verilmiş olması değildir.

Çanakkale Zaferi, aslında, Türk milletinin zorluklar karşısında gösterdiği dayanışma ve fedakârlıkla simgeleştiği için, birlikte bir ulus olarak yaşama iradesinin güçlü bir şekilde yeniden ortaya konmasına vesile olduğu için, milletimizin bir ve birlikte olduğu zamanlarda tüm olumsuz koşulların üstesinden gelebildiğini ispatladığı için önemlidir.

95 yıl öncesinden bizlere sunduğu kardeşlik, dayanışma ve özveri örnekleriyle Çanakkale Savaşı, Türk milletinin kısıtlı imkânlara rağmen birlik içinde olduğu zaman neler başarabileceğinin bir ispatıdır.

Nitekim, Ulusal Kurtuluş Savaşımız sırasında bizleri birleştiren bağımsızlık ve özgürlük ateşini ilk tutuşturan da Anafartalar’da ve Conkbayırı’nda ortaya çıkan kıvılcım olmuştur.

Onbinlerce şehit verdiğimiz ve millet olarak kolektif hafızamızda müstesna bir yer ayırdığımız Çanakkale Savaşının tüm şehitlerimizi anmak için seçilebilecek en anlamlı tarih olduğu şüphesizdir.

Bu vesileyle, ben de Kurtuluş Savaşı Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaşları ile kutsal vatan topraklarını canları pahasına koruyarak şehitlik onuruna erişen aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anmak istiyorum.

Mensubu olmaktan gurur duyduğum Dışişleri Bakanlığı da terörist saldırılar sonucunda çok sayıda şehit vermiş bir kuruluştur. Bu vesileyle şehit diplomatlarımızı da saygıyla yâd etmek istiyorum.

Çanakkale Savaşından sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türk askerleriyle savaşırken hayatlarını kaybeden Anzak askerlerinin annelerine "Anneler, müsterih olunuz evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır" mesajını vermiştir.

Biz de burada Braila şehitliğinde yatan askerlerimizin dost ülke Romanya topraklarında rahat uyudukları inancını taşıyoruz.

Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.