Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

"Adevarul de Seara" Gazetesinde Yayınlanan "Derya Ağca Türk-Tatar Geleneklerini Canlandırıyor" Konulu Röportaj , 04.05.2009

Derya Ağca Türk-Tatar Geleneklerini Canlandırıyor :

Türkiye Başkonsolosu’nun eşi yıllar sonra dönerek Köstence’deki değişiklikleri görmek istiyor.

T.C. Köstence Başkonsolosluğu’na dört yıllık görev için gelen eşine refakat etmek için soprano kariyerinden vazgeçti ve kendisini hayır işlerine adadı. Faaliyetlere birçok ülkenin konsoloslukları katılmış, el yapımı objelerle yemek satışlarından elde edilen paralar, hastane ve okulların desteklenmesi için kullanılmıştır.

Kermesler; temsil ettikleri ülkeler hakkındaki tanıtım broşürlerini dağıtmak için güzel fırsatlar olmuştur. “Hep Birlikte Verelim” adlı üç kermesten toplanan paralarla Tekirgöl’deki Sanatoryum için televizyonlar alınmış, Köstence İl Hastanesinin Pediyatri Kliniğindeki odalar donatılmış, İvrinezu Mic köyündeki anaokulu ise su tesisatına bağlanmıştır. Derya Ağca “Gelenekler bizi geçmişten bugüne bağlar. … Gelenekler genel olarak toplumların yaşamlarına renk ve anlam katar. Kişilik verir. Gelenekler olmasaydı, bütün toplumlar aynı olabilirdi” diyor.

Mayıs ayında Köstence’ye gerçek, tarihten gelen Türk-Tatar geleneklerini tanıtacak olan büyük bir festivali hazırlamak için çalışıyor.

Derya Ağca’ya göre “Geleneklerin yok olmasına hiçbir toplum izin vermemelidir. Bazı geleneklerin teknoloji ve modern yaşamın zorlamasıyla uygulanması zorlaşıyor. Her şeye rağmen unutulmalarına izin vermemeliyiz. Kanımca, aynı durum azınlıklar için de geçerlidir”.

Türk-Tatar toplumunun buradaki varlığı sonucunda bu çevrelerle yakın ilişki kurmuştur. Derya Ağca “Bir tatil cennetinde görev yapmak bazen uzun bir tatile çıkmış gibi güzel bir his veriyor. Özellikle yaz aylarında çok canlı ve güzel.... Eşim ile bazı yıllar dedik ki, burası tatil yeri bu yaz bir yere gitmesek mi acaba? Ama anavatanı da özlüyor insan. Tabii oradaki ailenizi de yılda bir kere de olsa ziyaret etmeniz gerekiyor” demiştir.

Sahil Bölgesinden Hatıralar

Diplomasi ile ilgili konsolosluk faaliyetleri dışında, burada geçirdiği zamanda kendisini evindeymiş gibi hisseti. Ona geçmişi hatırlatacak hatıra eşyaları almış, her fırsatta yakınlarına da bunlardan hediye etmiştir. Derya Ağca “Verdiğim hediyelerin başında Romen örgü porselenleri, patiska üzerine el işiyle yapılmış örtüler ve dantel işleri oluşturuyor. Tabii ki Murfatlar şarabını unutmayalım. Türkiye’deki bütün dostlarım bu şarabı tanıyor diyebilirim. Romanya’da başka güzel şaraplar da var.. Ama, ben Köstenceli sayılırım. Onun için Murfatları daha çok hediye ettim. Murfatlar şarabını Romanya’ya gelmeden çok önce duymuş hatta denemiştim” demiştir. Ayrıca kendisine Romen tarzı kırmızı, beyaz ve siyah işlemeli bir gömlek ve yeleği Türkiye’de giymek için satın almış, hatıraları da onu Romanya, Köstence’de geçirdiği yıllara götürecektir.

Neyi Sever : Müzik dinlemeyi, piyano çalmayı, kitap okumayı, öykü yazmayı ve yüzmeyi ve seyahat etmeyi sever. Bir ülkenin kültürünü destekleyen ve tanıtan hayır faaliyetlerine katılmayı sever. Bu faaliyetler aynı zamanda hoşgörü ve dostluğu pekiştirirler.

Neyi Sevmez : Kirliliği ve çevrenin kirlenmesine yol açan şeyleri ve ayrıca gürültüyü sevmez.

Sorular ve cevapları :

Romanya’da nasıl hissediyorsunuz? Köstence hakkında ne düşünüyorsunuz? Yıllar sonra turizm amacıyla da olsa gelmek ister misiniz?

Romanya’yı ve Romenleri çok sevdim. Romenler de biz Türkler gibi sıcak insanlar. Misafirperverler. Güler yüzlü ve dost insanlar. Ayrıca, burada Romen toplumu ile bütünleşmiş ve mutlu yaşayan soydaşlarımın olması bana bu ülkeyi daha önce bulunduğum birçok ülkeye göre özel kıldı.

Burada bulunduğunuz süre içerisinde hangi bölgeleri ziyaret ettiniz?

Bütün tatil belde