Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Etnik Azınlıklara Verilen Haklar Açısından Romanya Bölgeye Örnektir , 26.02.2009

"Ghimpele de Constanta", 26 Şubat - 4 Mart 2009

Türkiye Cumhuriyetinin Köstence Başkonsolosu Haluk Ağca :

“Etnik Azınlıklara Verilen Haklar Açısından Romanya Bölgeye Örnektir”

- Romen Devleti otoritelerinin Türk toplumuna karşı davranışlarını nasıl görüyorsunuz?

Romanya'da yaşayan Türk ve Tatar azınlıklar parlamentonun Meclis kanadında diğer azınlıklar gibi birer milletvekili ile temsil edilmektedirler. Kültürel kimliklerini korumaları için azınlık dernekleri mevcuttur. Bu dernekler kültürel kimliklerini korumak amacıyla devlet bütçesinden her yıl ödenek almaktadırlar. Türk ve Tatarlar Müslüman olduklarından Romanya Müslümanları Müftülüğü’nden ihtiyaçları olan dini hizmetleri almakta ve Müftülerini serbestçe seçebilmektedirler. Arzu eden azınlık mensupları ana dillerini ve dinlerini serbestçe öğrenebilmekte ve kullanabilmektedirler. Köstence'nin Mecidiye kasabasında bulunan ve geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan Müslüman Semineri'nin devamı niteliğinde 1995 yılında Türkiye ile Romanya arasında imzalanan bir protokol ile özellikle Türk ve Tatar toplumuna hizmet vermek amacıyla kurulmuş olan "Kemal Atatürk Ulusal Koleji" Romanya Eğitim Bakanlığının da sağladığı değerli katkılarla başarılı bir şekilde ilk ve orta eğitim düzeyinde hizmet vermektedir. Bu kolej sayesinde öğrenciler anadil ve din eğitimlerini Türkiye'den görevlendirilen nitelikli öğretmenlerden almaktadırlar. Romanya'nın kuruluşundan itibaren Romanya-Osmanlı ve 1923 yılından itibaren de Romanya-Türkiye Cumhuriyeti ilişkileri daima dostane olmuştur. Bu durum hem Türk hem de Romen tarihçiler tarafından kabul edilmektedir.

Türk azınlık mensuplarının Romen toplumuna başarılı bir şekilde entegre oldukları ve Romanya’da yaşamaktan mutluluk duydukları gözlemlenmektedir.

Kuşkusuz bu başarılı entegrasyon ve karşılıklı memnuniyette her iki tarafın payı vardır. Bu durumu örneklendirmek için çok sayıda yaşanmış olaya değinmek mümkündür. Romanya Kralı I. Carol'un Köstence'de yanan Osmanlı döneminden kalma caminin yerine bugün Kral I. Carol'a atfen Müslüman azınlık arasında "Kral Camii" diye anılan tarihi yarımadadaki camiyi yaptırması Romanya’nın Türk ve Tatar azınlığa karşı olumlu tutumunun bir örneğidir. Son yıllarda Eforie ve Ovidiu camilerinin anılan kasabalarda yaşayan Müslüman azınlığın dini ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yerel yöneticilerin arsa tahsisi v.s. yardımlarıyla yaptırılmış olması, bazı camilerin onarımına yine yerel yetkililerce sağlanan yardımlarla yapılmış olması esasen Romen devletinin ve ulusunun Osmanlı'dan kalan ve Romen bayrağı altında yaşamayı tercih eden Türk ve Tatar azınlıklara yönelik hoşgörüsünün kanıtlarıdır. Balkanlar’da genelde etnik ve kültürel farklılıkların kanlı çatışmalar ve zorla asimilasyon kampanyaları gibi ciddi sorunlar yarattığı göz önüne alındığında, Romanya’nın bu açıdan örnek bir ülke olarak gösterilebileceği kanaatindeyim.

- Buradaki toplumun sorunlarıyla nasıl ilgileniyorsunuz?

Türkiye’de üniversitelerde lisans veya mastır, doktora seviyesinde burslu eğitim görme olanakları bulunmaktadır. Her yıl 15 adet burs tanınmasına karşın ilgi düşüktür. Türkçe öğretmenleri ve din bilgisi öğretmenleri Türkiye’de kısa süreli (bir veya iki haftalık) kurslar görmektedirler. Benzer şekilde imamlara da mesleki eğitim verilmekle beraber, azınlık tarafından gösterilen ilginin yeterli olduğu söylenemez. Cami ve türbe gibi tarihi yerlerin restorasyonu için Romen yetkililer ile işbirliği halinde bazı çalışmalar yapılmaktadır.

- Sizce Türk toplumunun en önemli sorunları hangileridir?

Türk azınlığın en önemli sorunu anadili yeterince bilmemeleridir. Bir bölümünün Türkçesi pasif Türkçedir. Yani anladıklarını ancak konuşamadıklarını iddia etmektedirler.