Türkiye Cumhuriyeti

Köstence Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Hırşova'daki Sultan Mahmud Camiinin yapımının 200.yıldönümü vesilesiyle düzenlenen "Birlikte Yaşama, Birlik ve Beraberlik" konulu toplantıda yapılan konuşma., 06.10.2012


Sultan Mahmud Camiinin yapımının 200. yıldönümünü kutladığımız bu törene katılmaktan büyük mutluluk ve onur duyuyorum.

200 yıllık geçmişiyle yıllara meydan okuyan ve Romanya’da tarihi eserler listesinde yer alan Sultan Mahmud Camii, Dobruca bölgesinde birlikte uyum içinde yaşama kültürünün somut göstergeleri arasında yer alan ibadet mekanlarından biridir.

Köklü tarihi boyunca farklı etnik, kültürel ve dini kökenden insanların uyum içinde yaşadıkları Dobruca bölgesinden adını alan “Dobruca Modeli” günümüzde de tüm dünyaya örnek bir yaşam biçimi olma özelliğini korumaktadır.

Romanya’da Osmanlı döneminde yapılan ve bugün “A” kategorisinde tarihi eser statüsünde bulunan 10 tarihi camimiz bulunmaktadır. Diğer taraftan, Kral I. Carol’un 1910 yılında Romanya’da yaşayan Müslümanların dini ihtiyaçlarına cevap vermek üzere yaptırdığı Kral camii başta olmak üzere, Romen yöneticilerce yaptırılan camiler, bir yandan bölgede asırlardır yerleşik Türk-Tatar nüfusun Romen Devleti ve kurumlarına sadık vatandaşlar olarak kabulüne işaret etmekte, diğer taraftan I. Carol’un Kasım 1878’de Braila’da ilan ettiği beyannamesinde de ifadesini bulan, Müslüman halka saygı gösterilmesi anlayışı paralelinde, Romen Devleti ve yöneticileri tarafından bu konuda sergilenen hassasiyeti ortaya koymaktadır.

Günümüzde bazı Avrupa ülkelerinde İslam kültürünün vazgeçilmez öğeleri arasında yer alan minarelerin yapımına yasak getirilebilirken, bugün Dobruca bölgesinde Romen hükümetinin ve yerel yönetimlerin desteğiyle Müslüman vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda zarif minareli camilerin yapımının ve onarımının sürmesi, “Birlikte yaşama, birlik ve devamlılık sloganı”nın Romanya’da geçerli olduğunu göstermektedir. 200. yılını kutladığımız Sultan Mahmud Camiinin tamiratının da geçtiğimiz yıllarda Belediyenin ve Türk işadamlarımızın katkılarıyla yaptırılmış olması bu bakımdan anlamlıdır.

Bu anlamlı yıldönümü vesilesiyle, bugün Romen toplumuna entegre olmuş sadık Romen vatandaşları olarak toplumda yerlerini alan Türk-Tatar soydaşlarımızın, diğer azınlıklarla birlikte etnik, kültürel ve dini özelliklerini koruyup yaşatmalarına ve Romen yasalarında kayıtlı haklarını serbestçe kullanmalarına imkan sağlayan tüm Romen yetkililere şükran duygularımızı ifade etmek istiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti’nin, Romanya’da yaşayan Türk-Tatar soydaşlarımızın kültürel ve dini ihtiyaçlarının karşılanması ve ortak kültür mirasının değerli parçalarını oluşturan tarihi eserlerin korunmasında tüm Romen makamlarıyla mevcut işbirliğini sürdürme yönündeki politikasını da bu vesileyle teyid etmek istiyorum.
Romanya’nın tarihi ve kültürel zenginliğinin de göstergesi olan ortak tarihi eserlerin korunması ve tanıtılmasına yönelik çabalarından ötürü, bu etkinliğin düzenlenmesine emeği geçen Türk azınlık derneği “Romanya Demokrat Türk Birliği”ni, Romanya Kültür ve Ulusal Miras Bakanlığı ile Harşova’daki temsilcisi olan Carsium Müzesi Müdürünü, Romanya Müslümanları Müftülüğünü ve Hırşova Belediyesini kutluyorum.